Türkiye, Bilkent’in Kurduğu Ar-Ge Merkezi ile MRI Teknolojilerinin Yeni Üssü Olacak
Cuma, 17 Nisan 2009 18:49
Vücuttaki organ, kemik ve dokuların, zararsız radyo dalgaları kullanılarak görüntülenmesini sağlayan manyetik rezonans görüntüleme (MRI) teknolojisinde Türkiye'yi dünya ile yarıştıracak ar-ge merkezi, Siemens AŞ ve Bilkent Üniversitesi’nin işbirliği ve Devlet Planlama Teşkilatı’nın desteğiyle Ankara’da kuruldu. Türkiye’de ilk kez MRI teknolojileri konusunda ar-ge yapılmasına imkan sağlayacak merkezle ilgili anlaşmanın imza törenine Siemens AG Kurumsal Teknolojiler Direktörü Reinhold Achatz ve Bilkent Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ergin Atalar, Siemens Sağlık Sektörü Direktörü Ufuk Eren ve Siemens IT Çözümleri ve Hizmetleri Direktörü Ali Rıza Ersoy katıldı.
Siemens AG Kurumsal Teknolojiler Direktörü Reinhold Achatz, toplantıda yaptığı konuşmada, Siemens’in yıllık 3.8 milyar Euro ile dünyada ar-ge’ye en çok yatırım yapan şirketlerden biri olduğunu, dünyada 150 adet ar-ge ofisinde hem yazılım hem de ürünlerin geliştirilmesinde 32,300 kişinin çalıştığını ve günde 37 buluş gerçekleştirdiğini belirtti. Achatz, yetişmiş insan kaynağının yeni nesil MRI görüntüleme cihazlarını Türkiye’de geliştirmek konusunda kendileri için belirleyici faktör olduğunu, Türkiye’yi bölgede bu anlamda bir üs olarak konumlandırdıklarını söyledi.
Siemens AG Kurumsal Teknolojiler Direktörü Reinhold Achatz, toplantıda yaptığı konuşmada, Siemens’in yıllık 3.8 milyar Euro ile dünyada ar-ge’ye en çok yatırım yapan şirketlerden biri olduğunu, dünyada 150 adet ar-ge ofisinde hem yazılım hem de ürünlerin geliştirilmesinde 32,300 kişinin çalıştığını ve günde 37 buluş gerçekleştirdiğini belirtti. Achatz, yetişmiş insan kaynağının yeni nesil MRI görüntüleme cihazlarını Türkiye’de geliştirmek konusunda kendileri için belirleyici faktör olduğunu, Türkiye’yi bölgede bu anlamda bir üs olarak konumlandırdıklarını söyledi.
Bilkent Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ergin Atalar ise ‘Manyetik Rezonans Araştırma Merkezi’nin kurulması için geliştirdikleri projenin DPT tarafından desteklendiğini, Siemens yetkililerinin kendilerine her türlü teknolojik olanağı sunduğunu söyledi. Atalar, araştırma sonuçlarından ortaya çıkacak patent haklarının araştırmacılara, ait olacağını sözlerine ekledi. Prof. Dr. Ergin Atalar, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Merkezde özel olarak çalışacağımız konu, ameliyatları MRI yardımıyla yapmak olacak. Diğer görüntüleme yöntemleri yardımı ile çok zor yapılan bazı ameliyatlar MRI yardımı ile yapılması çok kolaylaşabilir. Günümüz ameliyatlarında özellikle damardan yapılan girişimlerde, örneğin stent, anjiyo ya da biyopsi gibi işlemlerde halen X ışınları kullanılıyor. Çünkü, mevcut teknolojide ameliyatlarda kullanılan araçlar X ışını altında görüntülenmesine rağmen, MRI cihazlarında görüntülenemiyor. Başka bir neden MRI'nın mıknatıs özelliğinden dolayı ameliyat araçları ile uyumlu olmaması. Merkezde, tüm ameliyat araçlarını manyetik rezonans alanına uyumlu hale getireceğiz ve böylece günümüzde tedavisi zor ya da imkansız olan bazı hastalıkların bu teknoloji sayesinde tedavisi mümkün hale gelecektir”.
Siemens Sağlık Sektörü Direktörü Ufuk Eren, toplantıda yaptığı konuşmada hızla artan ve yaşlanan nüfusun, sağlık hizmetlerine duyulan talebi arttırdığına dikkat çekerek, bu hizmetlerde teknoloji kullanımının da giderek arttığını ifade etti. 1800’lü yılların sonunda ilk röntgen tüpünün imalatını gerçekleştiren Siemens’in sağlık teknolojisinde inovasyon alanında hep lider firma olduğunu belirten Ufuk Eren, bu başarının ardında Siemens’in ar-ge çalışmalarında doğru ortaklarla çalışmasının ve rakiplerine göre daha fazla yatırım yapmasının yattığını söyledi. Ufuk Eren, ileri teknoloji ürünü olan MRI konusunda Bilkent Üniversitesi ile dünya çapında bir ar-ge çalışmasına imza attıklarını sözlerine ekledi.
Siemens IT Çözümleri ve Hizmetleri Direktörü Ali Rıza Ersoy ise, “Siemens olarak belirlediğimiz, her yıl GSYİH’nin iki katı oranında büyüme performans hedefini ancak yeni buluş ve ürünlerle sağlamamızın mümkün olduğunu biliyor bu nedenle de ar-ge yatırımlarını geleceğe yatırım olarak görüyoruz. Türkiye'de Siemens’e bağlı şirketlerde 300'ün üzerinde ar-ge personeli bulunuyor. Endüstri otomasyonu, enerji kontrol sistemleri, bina otomasyon sistemleri, ev aletleri, haberleşme sistemleri, IT alanlarında çok çeşitli ürünler üzerinde ar-ge faaliyetleri gerçekleştiriyoruz” dedi.
Proje kapsamında Siemens'in Magnetom Trio A Tim System MRI ürünü yanında henüz ticari bir ürün olmayan 8 kanallı 'Transmit Phased Array' sistemi, başta Bilkent Üniversitesi olmak üzere diğer üniversitelerden de gelecek akademik personelin hizmetine sunulacak.
| Yorumlar |
|
Powered by !JoomlaComment 3.26